Özcan, önergesinde Türker’in gözaltı sürecinde insan onurunu zedeleyici uygulamalara maruz kaldığı, çıplak arama yapıldığı ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaya zorlanması amacıyla aile bireyleri ile çocukları üzerinden baskı kurulduğu yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını talep etti.
Soru önergesinin gerekçesinde Anayasa’nın 17’nci maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesi ve Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmesi hükümlerine dikkat çeken Özcan, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere yönelik işlemlerin insan onuruna ve temel haklara uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Özcan, zorunlu olmayan ve ölçülülük ilkesini aşan uygulamaların kötü muamele ve işkence yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, hukuk devletinin temel ilkelerinin korunmasının önemine işaret etti.
Açıklamasında çocukların üstün yararı ilkesinin evrensel hukuk normlarıyla güvence altına alındığını hatırlatan Özcan, soruşturma süreçlerinde aile bireyleri ve çocuklar üzerinden baskı kurulduğu yönündeki iddiaların son derece ciddi olduğunu ifade etti.
Bu tür iddiaların bağımsız ve etkin bir şekilde araştırılması gerektiğini belirten Özcan, hukuk devleti ilkesinin ancak insan haklarına tam bağlılıkla güçlenebileceğini söyledi.
CHP’li Özcan, Adalet Bakanlığına yönelttiği soru önergesinde, Fatoş Pınar Türker tarafından mahkeme huzurunda dile getirilen iddialarla ilgili herhangi bir idari veya adli inceleme başlatılıp başlatılmadığının açıklanmasını istedi.
Önergede ayrıca son beş yıl içerisinde çıplak arama uygulamalarına ilişkin yapılan şikâyetlerin sayısı, bu başvurular sonucunda kaç kamu görevlisi hakkında işlem yapıldığı ve etkin pişmanlık kapsamında savcılık görüşmesine çıkarılan tutuklu veya hükümlü sayısına ilişkin verilerin paylaşılması talep edildi.
Özcan, bu görüşmelerin kaçının mesai saatleri dışında veya gece saatlerinde gerçekleştirildiğine ilişkin bilgilerin de kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Konuya ilişkin değerlendirmesinde hukuk devletinin, en zor koşullarda dahi temel hak ve özgürlükleri koruyabildiği ölçüde anlam taşıdığını belirten Özcan, “Bir kişinin suçlu olup olmadığına bağımsız mahkemeler karar verir. Ancak hiç kimse yargılama sürecinde insan onurunu zedeleyen uygulamalara maruz bırakılamaz. İşkence ve kötü muamele yasağı evrensel ve mutlak bir ilkedir” ifadelerini kullandı.