Akbelen’de uzun süredir devam eden direnişe dikkat çeken Özcan, bölge halkının taleplerinin görmezden gelindiğini belirtti. Vatandaşların doğalarını ve geçim kaynaklarını korumak için uzun süredir mücadele verdiğini vurgulayan Özcan, zeytinlik alanlar, köyler ve ormanlık bölgelerin risk altında olduğunu dile getirdi.
Akbelen’de yaşayan yurttaşların hukuk mücadelesine de değinen Özcan, bölge halkının Anayasa Mahkemesi ve Danıştay nezdinde hak arayışını sürdürdüğünü hatırlattı. Özcan, vatandaşların yıllardır yaşadıkları topraklardan koparılmasının kabul edilemez olduğunu ifade ederek, bu sürecin vicdani ve hukuki açıdan sorgulanması gerektiğini söyledi.
Acele kamulaştırma kararlarına da değinen Özcan, uygulamanın seçim süreci öncesinde geri çekilmesi ve ardından yeniden gündeme getirilmesini eleştirdi. Bu durumun kamuoyunda soru işaretlerine neden olduğunu belirten Özcan, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Bölgedeki uygulamaların çifte standart oluşturduğunu savunan Özcan, köylülerin çeşitli kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını, buna karşılık şirketlere daha geniş imkanlar tanındığını öne sürdü.
Akbelen’deki direniş sürecinde adı öne çıkan Esra Işık’ın tutuklanmasına da değinen Özcan, bu durumun kamuoyunda tepkiyle karşılandığını ifade etti.
Konuşmasının sonunda Özcan, Akbelen’deki mücadelenin devam edeceğini belirterek, çevre, yaşam alanları ve halkın haklarının korunması gerektiğini vurguladı.